İnsan, dünyayı neden sürekli düzeltmek ister?
Neden geçmişin tortusunu eşeleyip durur, neden unutamaz, neden yeniden ve yeniden aynı soruları sorar? Güneş Batıdan Doğdu, çöküşün eşiğindeki Roma İmparatorluğu’nda geçen bir tarih anlatısından çok, insanın hakikat, iktidar ve kurtuluş fikriyle kurduğu huzursuz ilişkinin romanı. Burada imparatorluk yalnızca bir devlet değil; hafızanın, korkunun ve umudun bedenidir.
Güneşin batıdan doğduğu bir çağda herkes yeni bir düzenin yaklaşmakta olduğunu hisseder. İmparatorlar, piskoposlar, askerler ve düşünürler aynı sorunun çevresinde dolaşırlar: Dünyayı kim kurtaracak? Mihály Nagy, tarihsel ayrıntılarla felsefi derinliği iç içe geçirerek, okuru yalnızca geçmişe değil, insanlığın hiç bitmeyen “neden” arayışına doğru çağırıyor.






